25/9/2006
4. Australopithecus Afarensis
AL 129-1, Australopithecus afarensis

(http://www.mnh.si.edu/anthro/humanorigins/ha/images/knee.jpg)
Donald Johanson tarafından 1973 yılında Etiyopya Hadar bölgesinde bulunmuştur (Johanson and Edey 1981; Johanson and Taieb 1976). 3.4 milyon yıl önceye ait olduğu tahmin edilmektedir. Buluntu, bir yetişkine ait, insan dizinin bir minyatürü olabilecek kadar küçük ve insan dizine benzemekte olan sağ diz kemiklerini de içeren her iki ayak parçalarından oluşmaktadır.
AL 288-1, "Lucy", Australopithecus afarensis

Lucy
(http://www.evolutionnyc.com//ImgUpload/P_670273_914109.jpg)

Australopithecine leğen (pelvis) kemiği insanların leğen kemiğine daha fazla yakındır ve tartışmasız bir şekilde iki ayakla yürüdüklerini göstermektedir. Lucy'nin leğen kemiği yukarıda gösterilmemekle birlikte, A. Africanus leğen kemiğine çok benzemektedir. Genel benzerliğe rağmen, australopithecine leğen kemiğiyle insanların legen kemikleri aynı değildir. Diğer açılardan bakıldığında daha iyi farkedilebilen bir takım farklılıklar vardır.
(This illustration is from "Humankind Emerging", edited by Bernard Campbell.)
(http://www.talkorigins.org/faqs/homs/pelvis.jpg)
Donald Johanson ve Tom Gray tarafından 1974 yılında Etiyopya Hadar'da bulunmuştur (Johanson and Edey 1981; Johanson and Taieb 1976). 3.2 milyon yıl önceye tarihlenmektedir. Lucy 25 yaşlarında yetişkin bir dişidir. İskeletin %40 'i bulunmuştur. Legen kemiği, uyluk kemiği (femur-üst ayak kemiği) ve kaval kemiğinin yapısı şekli, onun iki ayak üzerinde yürüdügünün bir kanıtıdır. 107 cm boyunda (kendi türü için kısa) ve 28 kg ağırlığındadır.
AL 333 Site, "The First Family" (Ilk aile) , Australopithecus afarensis?
(http://www.mnh.si.edu/anthro/humanorigins/ha/images/AL333_45.jpg)
AL333_45
Donald Johanson'in ekibi tarafından 1975 yılında Etyopya Hadar'da bulunmuştur. (Johanson and Edey 1981) 3.2 milyon yıllıktır. Buluntunun, her yaştan en az 13 bireyin kalıntılarından oluşmaktadır. Bireylerin ölçüleri oldukça farklılık göstermektedir. Bilimciler, örneklerin tek bir türe mi yoksa 2 veya üç ayri türe mi ait olduğunu tartismaktadırlar. Johanson, buluntuların, erkeklerin dişilerden oldukça iri olduğu tek bir türe ait olduğunu savunmaktadir. Diğerleri büyük örneklerin "Homo" ailesinden ilkel bir türe ait olduğunu savunmaktadir.
"Laetoli footprints", Australopithecus afarensis?
http://www.mnh.si.edu/anthro/humanorigins/ha/images/laetoli1.jpg
http://www.nhm.uio.no/palmus/galleri/montre/x617.jpg
Paul Abell tarafından 1978 yılında Tanzanya Laetoli bölgesinde bulunmuştur. İzler, iki ayak üzerinde yürüyen iki veya üç insansıya aittir. İzlerin boyutları ve adım uzunlukları boylarının 140 cm ile 120 cm arasinda değiştiğini göstermektedir. Çoğu bilimci ayak izlerinin etkinlikle modern insan izlerine benzediğini öne sürmekle birlikte (Tattersall 1993; Feder and Park 1989), diğer kısmı ayak baş parmağının hafifçe maymunlardaki gibi ayrık, maymunların ayak başparmağına oranla daha kısa, insanlarınkine oraanla uzun olduğunu söylemektedirler (Burenhult 1993). İzler geçici olarak A. afarensis ait kabul edilmiştir, çünkü sözkonusu zamanlarda bilinen başka bir tür yoktur. Bu sınıflandırmaya bazı bilimciler karşıdır.
AL 444-2, Australopithecus afarensis
Bill Kimbel ve Yoel Rak tarafından 1991 yılında Etiyopya Hadar'da bulunmuştur (Kimbel et al. 1994). 3 milyon yaşında olduğu tahmin edilmektedir. Buluntu, %70’i tamam olan büyük bir yetiskin Afarensis erkeğine aittir ve afarensis türü içinde şimdiye kadar bulunmuş olan bütüne en yakın kafatasıdır. Beyin hacmi 550 cc dir. Fosilleri bulanlara göre, "Ilk aile fosilleri" nin bir türe ait olduğu tezini güçlendirmektedir çünkü, AL 444-2 ve diğer küçük kafataslari arasindaki farklılıklar cinslerin farklı morfolojide olan hominid özellikleri sergilemektedir.
Genel Bilgiler:
A. afarensis 3.9 il 3.0 milyon yıl önce yaşamıştır. Afarensis maymunumsu bir yüze, dar bir alına, gözlerin üzerinde kemikli sırta, düz bir buruna sahipti (önde çene çıkıntısı yok). Yanlarda çıkıntı yapan çene kemikleri ve arka tarafta büyük dişler mevcuttu. Beyin hacmi 375 ila 550 cc arasında değişmektedir. Kafatası insanınkilere benzeyen dişler hariç şempanzeye benzemektedir. Köpek dişleri modern maymunlardan çok daha küçük ama insanlara göre daha iri ve sivri, ve çeneler maymunların dikdörtgen biçimi ile insanların parabolik biçimi arasındadır. Bununla birlikte legen ve bacak kemikleri modern insana daha çok benzemektedir, ve herhangibir şüpheye yer bırakmayacak kadar iki ayak üzerinde yürüdüklerini göstermektedir (yürdüklerini ama çok iyi koşamadıklarını (Leakey 1994)). Kemikleri, fiziksel olarak çok güçlü olduklarını göstermektedir. Dişiler, erkeklere göre oldukça küçüktürler ki bu da cinsi dimorfizm olarak bilinmektedir. Boy 107 cm ile 152 cm arasında değişmektedir. Parmakları ve ayak parmakları insanlara göre daha eğri ve orantısal olarak insanlara göre daha uzun olmasına rağmen, elleri diğer açılardan insan eli özellikleri göstermektedir (Johanson and Edey 1981). Çogu bilimci, afarensisin hala daha agaçlara tırmanabilecek özelliklere sahip olduğunu öne sürmesine karşılık, diğerleri bunun evrimsel bir bagaj (evrim sürecindeki bir asama) olarak değerlendirmektedir.
Kategori: (Onemli Hominid Fosilleri) :: Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
Yazan:
| serdarmath | Konu: İnsan - Maymun | Tarih: 2009-03-07 01:45:11
Önce bi hücrenin nasıl oluştuğunu açıklasanız da sonra insan maymun geçişini incelesek ? Evrimin sadece insanın evrimi olmadığını unutmayalım.
Bağlantı:: ::
Yazan:
| isimsiz | Konu: nacizane bir öneri | Tarih: 2007-11-11 02:36:50
olan herşeyin bir açıklaması vardır..sevgili arkadaşım mucizelere örnekler vermiş ama ben güneşin batıdan doğması durumunda dahi bilimin buna mantıklı bir cevap verebileceğine inanıyorum...insan mükemmel bir canlı değildir, kendini güzel ya da mükemmel bulup, sahip olduğu özellikleri bir yaratıcıyla bağdaştırmak çok bencilce..çok sevgili arkadaşımın biraz daha araştırma yapıp, bulduğu şeyler üzerine düşünmeden önce, kişisel bazı konular üzerine düşünmesini, neden diye sormasını öneririm..bilim diye zikrettiği şey bu soru üzerine başlar çünkü..merak etmeden, olanı olduğu gibi kabul edersen ileri değil, geri gidersin..hoşça kal..
Bağlantı:: ::
Yazan:
| isimsiz | Konu: sevgili bengisu | Tarih: 2007-09-29 22:42:04
senin canın inanmak istiyor sanırım.
kainat akıllı bir tasarımın ürünü değil. kimya ve fizik kurallarının ürünüdür. o yüzden geçiniz bunları...
senin mucize dediğin şey ise mucize değildir. mucize dünyanın aniden yön değiştirmesi ve güneşin batıdan doğması olurdu. ya da dönüş hızı dünyaya göre çoook yavaş olan ay'da yerçekiminin tıpkı dünyadaki gibi kuvvetli olması da bir mucize olabilirdi. ama bilim adamları ay dünyadan yavaş dönmekte o halde ayda çekim gücü daha azdır diye çıkarım yapabiliyor. neden? çünkü... mucize yok... kurallar var...
Bağlantı:: ::
Yazan:
| bengisu | Konu: düşünen insan için | Tarih: 2007-08-02 18:35:45
aklı olan,düşünen birey,insanın her ince ayrıntısına varana kadar anatomisini incele mükemmel organize edilmiş bir varlık görür karşısında.herşey ince hesaplar ve ayrıntılarıyla oluşan bir varlık.ve iskelet sistemi adeta usta bir mimarinin elinden geçirilmiş olduğunu görür.evrim teorisi çürütülmüştür.artık bunları konuşmak basit ve komik şeylerdir bilimin ilerlediği bu aşamalarda.gören göz,bilir bunu yaratan bir güzel yaratıcı var.insanlar size derim ki evrimi kabul edenlerle,etmeyenlerin görüşlerini bir ölçün,tartın,karşılaştırın ondan sonra karar verin.herşey aslında açık ortada
Bağlantı:: ::